29 Şubat 2008 tarihinde, İç Ses kategorisinde yazıldı. Henüz yorum yapılmamış »
Hayata dair sorumluluğumuz her zaman vardır. Ufak yaşlardan ölene kadar. Odanı topla, ders çalış, kardeşine örnek ol vb emir kipi ile sana sunulan her cümle aslında küçük yaşlardaki sorumluluklarımızı ifade eder. Yaş ilerledikçe topluma karşıda sorumlulukların varlığını idrak edersin. Okuldayken okuluna, öğretmenlerine, ailene (hayatının her yerinde onlar vardır ki onlara karşı sorumluluğun hiç bitmez.) İşe girersin çalıştığın kuruma karşı sorumlulukların varlığı ortaya çıkar. Evlenirsin eşine ve ileri dönem çocuklarına karşı da sorumlulukların olur. Son gününe kadar devam eder. Birey olarak bunları hissediyor ve yerine getiriyor olman güzel ama sorumsuz biri olmakta var hayatta. Yörüngende tembelliklik, bencillik, günü birlikçi vb. kavramlarının olduğu bir yaşam. O da güzel değil mi? Ömür boyu etliye sütlüye karışmayan bir profil. Sadece “ye, iç, s.ç” felsefesi ile yaşıyor o profil. Dünyadaki varlığının amacı sadece nefes almak… Bir düşünelim bakalım ne gibi artılarını çıkaracağız?
28 Şubat 2008 tarihinde, Spor kategorisinde yazıldı. Henüz yorum yapılmamış »
Dün akşam oynanan Fortis Türkiye Kupası Galatasaray Fenerbahçe maçında atılan gollerden çok kırmızı kartlar konuşuldu. Maç Galatasaray’ın 90+1 de attığı gol ile 2-1 Galatasaray lehine sonuçlandı. Kartlar ise 26 da Lugano 75 de Gökhan 90+1 de Volkan ve Lincoln. Hepsi de futboldan uzak insanlar ve bir futbolcunun sergilemeyeceği (Gökhan’ın atılma sebebi biraz daha farklı olabilir görüşüne saygılıyım.) tavır sergileyip, gönderildi sahadan. Bence bu futbolculara ders niteliğinde cezalar verilmeli. Öyle 2-3 maç ile kurtulmalarına izin verilmemeli. Brezilya’da uygulanan ceza yöntemlerinin Türkiye’de de uygulanma zamanı gelmedi mi?
28 Şubat 2008 tarihinde, Gündem kategorisinde yazıldı. Henüz yorum yapılmamış »
Yılın transferini Mehmet Ali Erbil‘in Çarkıfelek yarışması yapmış. Yarışmanın lansmanı yapılırken duyurulmuştu Victoria Silvstedt‘ın adı ama bir şeyler olmuş ve gelememiş. Program ekibi hemen Asena ile anlaşmış ama beklenilen kadın geldiği gibi yol vermişler. Artık Çarkıfelek‘in kutularını koca memeleri ile Victoria Silvstedt açacakmış. Vatana millete hayırlı olsunmuş.
27 Şubat 2008 tarihinde, İç Ses kategorisinde yazıldı. Henüz yorum yapılmamış »

“Uykusuzluk, hasta için uyuyamamanın ötesinde anlam taşımakta, psikososyal, mesleki alanlarda da sorunlara yol açmaktadır. Araştırmalar, uykusuzluğu olan insanların günlük yaşamlarında ve genel sağlık alanlarında daha çok sorunları olduğunu, giderek yaşam kalitesinin düştüğünü ve zaman/enerji yönünden daha çok yardım aramaya yöneldiklerine işaret etmektedir.”
Uzun zamandır ben de bu problem ile karşı karşıyayım. Geç yatış saatinin üzerine ofisin uzaklığı eklenip erken saatte kalmak yordu beni artık. Sağlığım bozulmadan bir dur demek gerekiyor. Hele ki şu internet illeti yok mu? Sanırım bir çok kişinin uykusuz kalma sebeplerinden biridir. Tedavi edilebilir bir şey mi onu öğrenmek lazım önce. Bir müddet daha aşamazsam bu sorunu Maquinista, El‘taki Reznik gibi olacağım.
27 Şubat 2008 tarihinde, İç Ses kategorisinde yazıldı. Henüz yorum yapılmamış »
Alain Dister’ın Rock Çağı adlı kitabını okumaya başladım. Kitap üzerinde de yazdığı gibi “Rock’ın sancılı doğumunun, durdurulmaz yükselişinin belgeler, tanıklılıklar ve birbirinden mükemmel fotoğraflarla öyküsü” nü anlatıyor. Okuması keyifli, fotoğraflar ile süslenmiş müthiş bir eser olmuş. Aşağıdaki söz de bahsi geçen kimdir diye bir düşünelim.
“Bana Siyahlar gibi şarkı söyleyen bir Beyaz verin, bir milyon dolar kazanayım” Sam Philipps
26 Şubat 2008 tarihinde, İç Ses kategorisinde yazıldı. Henüz yorum yapılmamış »
Uzun süre keçi sakallı gezmeme rağmen üç senedir top sakal bırakıp duruyorum. Arada da değişik şekiller üzerinde denemelerimi sürdürüyorum. Ne zamandır keçi sakal bırakmıyordum. Bir ara deneyeyim dedim ama sevgilim keçi sakalın biraz “pis” gösterdiğini söyleyince geriye dönüş yapmak zorunda kaldım. Şikayet gibi bir şey değil bu, öyle algılanmasını istemem. İçinmden geldi sadece. Erkek için önemli bir aksesuar olması sebebi ile nasıl kullanılması gerektiği önemli. Kiloya göre bile sakala verilecek şekil değişiyor. Ben artık resimdeki gibi bir şekille sakal olayına son notayı koymak istiyorum. Bakalım tepkiler nasıl olacak… 
26 Şubat 2008 tarihinde, Sinema kategorisinde yazıldı. Henüz yorum yapılmamış »
Geçmiş ile yaşamanın bir anlamı yok. Elbet geriye dönük yaşananları unutmamak gerekiyor. Onları güzel anılar halinde albümlerden izlemek daha bir güzel geliyor, en azından bana göre. Gelecek konusu ise karmaşık. Geçen gün izlediğim Next‘te de aynı durum söz konusuydu. Nicolas Cage‘in başrolünü üstlendiği filmde ( Cris ) bir kaç dakika ileriyi gören bir adamın hikayesi anlatılıyor. Hükümetin bu durumu keşfi ile saklandığı delikten çıkan Cris kaçmaya ve… Burada kesiyorum. Okuyan olur, izlememiştir vs… Filmde de geçiyor. İnsanlar sürprizleri yaşamak ister, onları önceden bilmenin önemi yoktur. Bu basit bir örnek ama bir bakıma doğru geliyor. Hali hazırda -sınırlıda olsa- geleceğini yönlendirmek ve olabilecekleri tahmin yolu ile görmek herkesin elinde. Yeter ki kartlarını düzgün oynasın. Diğer bir düşünce ise geleceği görmenin güzelliği üzerine. O güzelliğin ne olduğunu albümlerde görmek isterim. Başkası ne ister bilemem. Stop!