Sinemabed üzerinde sinema yazılarım bulunuyor biliyorsunuzdur belki. Avrupa sineması üzerine yazarım diye anlaşmıştım Pitekantropus hocamla. ( Gerçi pek faydam olmadı oraya.. ) Günah çıkarmayayım zira konu başka. Pitekantropus hocam sinema haricinde kendine ait bir blogum olsun demiş ve kinaye nokta org’un yayınına başlamış. Kendisine kişisel kategorisindeki yazıları için başarılar diliyoruz.
Kinaye [ Link ]
Okumaya devam et »
Fransızca’da bildiğin gibi her adın bir cinsi var. Örneğin masa dişi, kalem erkek. Zannetme ki masa kimi yerde erkek olabiliyor! Şimdi bu veriyi sağ cebimize koyalım. Eğer her adın bir cinsi var ise bunları tanımlayan veya niteleyen her şey (tanımlıklar, sıfatlar gibi) uyum sağlamak zorunda. Aşağıda sana birkaç örnekle Fransızca sıfatları adın neresinde kullanacağını göstermekle birlikte, dişi adla farklı, eril olan ad ile farklı yazıldığını açıklamış oluyorum.Örneğin “bon”u ele alalım. Bon jour derken “bon” bonne fille derken “bonne” şeklinde yazılabiliyor. Çünkü gün anlamındaki “jour” eril ve kız anlamındaki “fille” dişi bir addır.Bir yerlere not al ve asla unutma: Fransızca’da sıfatlar her zaman adın sonunda kullanılır. İstisnalar: Bon(ne), mauvais(e), gros(se), petit(e), grand(e) vs.Bir kopya daha eğer ad dişi ise sıfatın sonuna “e” harfini kullan gitsin:) Kolay gelsin!
Okumaya devam et »
Bonjour: Günaydın/ Merhaba
Salut: Selam
Bonsoir: İyi akşamlar
Bonne nuit: İyi geceler
Bon jours: (Bir yerden çıkarken) iyi günler
Au Revoir: Hoşçakal
Bon Appetit: Afiyet olsun
Je t’aime: Seni seviyorum
Quel beau jour!: Hava ne kadar güzel!
FRANÇAIS TURC
Resmi
- Bonjour Günaydın/ Merhaba
- Comment allez-vous Nasılsınız?
- Je suis bien, merci et vous? İyiyim, çok teşekkür ederim, ya siz?
Samimi
- Ca va? Nasılsın/ Naber?
- Ca va bien, merci, et toi? İyiyim, teşekkürler, ye sen?
- Je suis bien, merci beaucoup. İyiyim, çok teşekkür ederim.
Chelsea - Juventus: Fan’ı olduğum takım Juve olmasına rağmn Maviler götürür.
Villarreal - Panathinaikos: Bu da maç mı be!
Sporting Lizbon - Bayern Münih: Münih kuranın en şanslısı gibi. Alır götürür ayrı diyarlara seyircilerini.
Atletico Madrid - Porto: İşte kıyasıya bir mücadele olacağından emin olduğum maç.
Lyon - Barcelona: 0-4 e 1.10 oran verecek maç.
Real Madrid - Liverpool: Torres şovunu yapacak mı acaba diye düşünür dururum.
Arsenal - Roma: Romanista yorumlarsa ona bakın ebn hiç bir şey diyemiyorum.
Inter - Manchester United: Jose Mourinho - Alex Ferguson kapışması dense daha doğru olacak.
Taylan
19 Aralık 2008
spor
Senede bir gün beleş bira içtiğimiz güne geldik en sonunda. Gittiğimiz mekanın müdavimler günü bugün. Saldırın saldırın saldırın : ) Sağolasın Mustafa Abi, sağolasın Yılmaz : )
Taylan
18 Aralık 2008
çorba
Web gezilerinde inanılmaz, değişik, hayret verici, hayal kırıklığına uğratan vb. o kadar fazla site ile karşılaşıyoruz ki. Hemen hemen her gün en az 2-3 adet farklı içeriğe sahip siteyle de ben oynaşıyorum. İşte bulduğuma memnun olduklarımdan biri: the box doodle project. David Hoffman adında bir adam çıkmış ve kuralların çok basit olduğu bir oluşumda öncü olmuş. Sadece boş bir kutu alın, onu istediğiniz bir figüre veya objeye çevirip bana postalayın diyor. Sigara kutusundan forma yapmaya benzemiyor açıkçası daha da yaratıcı olunmuş ve çok keyifli sonuçlar elde edilmiş.
the box doodle project [ Link ]
Bugün sigara molasında geçmedi anlatacağım hikaye tam tersine mola biterken tanık oldum. Arkadaşla zemin katta (Zemin kat şirketin giriş katı) asansöre binmek için beklerken 4 asansörden birinin çalışmadığını ve başında da birinin beklediğini gördük. Sanırım bozuk, ilgileniyorlar diyerek üzerinde durmadık. Bu arada bulunduğumuz yerde 3 kişi daha vardı. Asansörün otomasyonuna hergün küfür ettiğimizi söylersem sanırım ne kadar sıkıcı dakikaları beklerken yaşadığımızı anlayabilirsiniz. (20 dk. kadar beklediğimi biliyorum.) Neyse, toplamda beş kişi asansör bekliyoruz. Bir ara bekletilen asansöre doğru arkadaşla aramızdan yardırarak geçen 2 kişi oldu. İçerideki camı inceleyerek: “Camdaki çizikleri görüyor musunuz? Bayanlardan birinin tokası çizmiştir büyük ihtimalle. Gelin gelin yakından bakın.” diyerek diğerine aynalı camı gösteriyor. Diğeri de kafa sallıyor. Sonra ıkıp gittiler.
Asansörün bozuk olması ihtimalini eleyerek cam kırılacak herhalde ondan çalıştırmıyorlar diye düşünürken yanımızdaki gurptan biri asansörün başında bekleyen görevliye:
a: Kim gelecekmiş?
b: CEO
Okumaya devam et »
Taylan
17 Aralık 2008
çorba
Son Yorumlar